3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü…

Gazetecilik kamusal bir meslektir. Tek bir çıkar gözetir gazeteci o da kamunun çıkarıdır. Toplumun gündelik hafızası olmasından da öte gazeteci toplumun vicdanıdır. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi, basının gelişmişlik düzeyi ile ölçülebilir ve bu yöntem her defasında bizleri doğru sonuca götürecektir.

Basın, medya, gazetecilik ya da nasıl adlandırmak isterseniz isteyin, gelişmiş bir topluma işaret etmek istiyorsanız verdiğiniz adın önüne ekleyeceğiniz sıfat “ÖZGÜR” olmalıdır.

ÖZGÜR BİR BASIN her şeyden önce o toplumun kendi fikri özgürlüğünün teminatıdır. İfade özgürlüğünün kamusal aracı olan kitle iletişim araçlarının özgür olabildiği ölçüde toplum da özgür olabilecektir.

Kimsenin gitmeye cesaret edemediği yerlerde çok az kimsenin razı olacağı zor koşullar altında sırfhaber alma hakkı için büyük fedakârlıklar yaparak çalışır gazeteci.

Doğası gereği zaten zor olan gazetecilik mülkiyet ilişkilerinin her şeyin üzerinde tutulduğu, her şeyin kârlılığa dayalı bir sermaye egemenliğine teslim edildiği bir dünyada bu cendereden kendine düşen payı fazlasıyla almaktadır.

Meslektaşlarımız bugün düşük gelire mahkum edilmekte, özlük hakları gasp edilmekte ve gerçeğin peşinde koştuğu için mesleki özgürlüğü ya da bizzat bireysel özgürlüğü elinden alınmaktadır.

Gazeteciler yasal haklarını bile tam olarak alamamakta ve vicdanı ile cüzdanı arasında kalmaya zorlanarak varlık nedeni olan bağımsızlığı yok edilmek istenmektedir.

Gazetecilik mesleği, sermayedarların iktidar ilişkilerine kurban edilmekte ve bundan gazetecilik ve gazeteciler olduğu kadar toplum da zarar görmektedir.

Yine de gazetecilik için iklim ne kadar kötü, şartlar ne kadar ağır olursa olsun, gerçeğe olan toplumsal ihtiyaç azalmayacak, gazeteciler de gerçeğin peşinden koşmaktan vazgeçmeyecektir.

Tüm basın emekçilerinin BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ kutlu olsun.

 

KKTC DIŞ BASIN BİRLİĞİ

YÖNETİM KURULU ADINA

BAŞKAN TAHİR OLCAY KIRAÇ