Girne açıklarında meydana gelen ve can kayıplarının yaşandığı deniz faciası, Kıbrıs Türk halkı başta olmak üzere tüm Türk milletini derinden yaralamış, hepimizi büyük bir üzüntüye boğmuştur.
Dış Basın Birliği olarak, olayın ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarını ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla bölgede görev yapan tüm basın mensuplarının büyük bir sorumluluk taşıdığına dikkat çekmek istiyoruz.
Unutulmamalıdır ki halen yakınlarından haber almayı bekleyen aileler bulunmaktadır. Yaşanan her gelişme onlar için yalnızca bir haber veya görüntü değil; büyük bir acının, belirsizliğin ve bekleyişin parçasıdır.
Bu nedenle özellikle kayıp kişilere, hayatını kaybedenlere ve ailelerine ilişkin haber, fotoğraf ve görüntülerin paylaşılmasında hassasiyet gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ailelerin yasına, acısına ve umutlu bekleyişine saygı göstermek, mesleki sorumluluğumuzun yanı sıra insani görevimizdir.
Teyit edilmemiş bilgilerin, spekülatif iddiaların ve aileleri daha fazla yaralayabilecek görüntülerin paylaşılmasından kaçınılması; resmi makamlar tarafından doğrulanmamış can kaybı, kimlik ve kayıp bilgilerinin kamuoyuna aktarılmaması büyük önem taşımaktadır.
Kamuoyunun haber alma hakkı elbette vazgeçilmezdir. Ancak bu hak yerine getirilirken insan onurunun, özel hayatın ve acılı ailelerin hassasiyetlerinin korunması da gazeteciliğin temel sorumluluklarından biridir.
Dış Basın Birliği olarak tüm medya kuruluşlarımızı ve meslektaşlarımızı, bu zor süreçte hızdan önce doğruluğu, görüntüden önce insan onurunu, haberden önce ailelerin acısını ve hassasiyetini gözetmeye davet ediyoruz.
Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve tüm Türk milletine başsağlığı diliyor; halen haber beklenen vatandaşlarımızdan gelecek iyi haberlerin umudunu taşıyoruz.
Dış Basın Birliği Yönetim Kurulu